TÜRK HALK MÜZİĞİ ÇALGILARI - KAVAL

İnsanoğlunun üflemeli ilk çalgılarındandır. Çeşitli kaynaklarda ''ağız sazları'' arasında anılan çalgı. Orta Asya Türk uygarlıklarından itibaren bilinir. Ülkemizde yüzyıllardır, ''çoban sazı'' ya da ''düdük'' olarak tanınan kaval, Büyük Göç'le yayıldığı toplumlarda ise, farklı ad ve biçimlerde çalına gelmiştir.Bu kavalların oldukça yumuşak ve etkileyici bir sesi vardır.Yurdun her köşesinde yaygın bir şekilde kullanılmaktadır.Dilli ve dilsiz olmak üzere iki çeşidi vardır.Her iki grup da kendi içerisinde diatonik ve kromatik perdeli biçiminde sınıflandırılır.Sert ağaçlardan yapılmaktadır.Erik, Gül, Davulga, Sandal gibi bir çok ağaçtan yapılabilmektedir.Pirinç gibi madeni olanları da olsa bile, en makbulü erik ağacından yapılanıdır.Kaval kelimesi içi boş anlamında olan Kov’dan türemiştir.Ses genişliği 2,5 oktavdır.Nefesli (üflemeli) çalgılar gurubuna girer.Ön yüzeyde yedi, arka yüzeyde bir olmak üzere sekiz perde deliği vardır.  Genelde tek parçadan oluşmakla birlikte, birbirine geçen ve taşımada kolaylık sağlayan üç parçalı kırma kaval örneği de görülmüştür.Günümüzde geleneksel müziğin çalgı topluluklarının önemli bir renk çalgısı olarak  kullanılan Kaval, standartlara göre üretilmediği için boyutları hakkında kesin bilgiler olmamasına karşın 30 ile 80 cm. arasında değişen bir yapı gösterdiği söylenebilir.Üst kısmında 7, alt kısmında ise 1 ezgi perdesi bulunmaktadır.Bu perdeler dışında kavalın alt kısmında da Şeytan Deliği ve Hazreti Ali adı verilen 4 perde daha vardır.

Yorum Yaz